Herkes mutlu bir hayat ister, kimse de demez “Ben mutlu olmak için bunu bunu yaptım”.
Pişmanlıklarımız, hayatta karşımıza çıkan birtakım fırsatları değerlendirmememizden.
Peki o zaman, neden hep takılıyoruz geçmişe?
Neden hâlâ “Keşke şunu yap(ma)saydım” deriz?
Neden vazgeçmek için yeni bir adımı at(a)mayız?

***

Herkes kolay yoldan kazanmak ister.
Bunu kim arzu etmez ki?
Zaten, kaygılarımız ve umutsuzluklarımızdan dolayı bunu istemiyor muyuz?
“Keşke şu, şu, şu ol(ma)saydı” demiyor muyuz?
Peki o zaman, neden zor yolu seç(e)miyoruz?
Belki en doğrusu bu, hıh?

***

Herkes etrafından korkar, kimisi ailesinden, kimisi çevresinden.
Kimse de çıkıp, “Ne alıp veremediğiniz var şununla?” diyemez.
Herkes mi o’ndan böyle bir şey bekliyor?
Herkes mi menfaatçi, yoksa herkes mi aptal numarası mı yapıyor?
Peki o zaman, neden onlardan kurtul(a)mıyoruz?
Korktuğundan mı, itiraf edemediğinden mi?

Enis Kurtay YILMAZ.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir